20 Mayıs 2009 Çarşamba

ne denir ki buna

hani dedim ya burada cep telefonumdaki fotoğrafı değiştirdim diye
dün tam müşteri var anlatıp duruyorum bu pırlantanın taş kalitesi şu, sertifikası bağımsız bir kuruluş tarafından veriliyor, labaratuvar orası derken gözüm masamdaki telefonuma takıldı,
hani uzun zaman hiçbir tuşuna basmayınca kararır ya ekran, bi baktım klasör içinde olan ve bugüne kadar hiç wallpaper yapmadığım bir fotoğraf ekranda...
siyah beyaz..
geçen yaz leonardo'da çekilmiş bir fotoğraf...
zınk diye sustum birden
müşteriler de şaşırdı, baktılar suratıma bir müddet
toparladım sonra, bastım bir tuşa o hava kabarcıkları yaptığım wallpaper geldi ekrana yeniden, devam ettim konuşmama..
benim müşterilerle bi zamandan sonra çok samimi olma durumum var
ama bu benim elimde değil, karşılıklı gelişiyo, çok dürüst davranıyorum herhalde ondan, neyse...
laf lafı açtı bu müşterilerimden bey olanın da tribünden olduğu ortaya çıktı, hemde yıllarca aynı bloktaymışız maçlarda...

ben ne kadar istemesem de söz döndü dolaştı fenere, tribüne geldi....


6 yorum:

Serap dedi ki...

fenerli fenerliyi bulmuş, derim ben buna :)

Adsız dedi ki...

güzel şeyler... tadını çıkarmak lazım... söylemişti dersin... bazen acı da tatlıdır. farklı bir aroması vardır...

sedaca dedi ki...

çok acı(dı) be adsız...
bu kez çok...
:(

sedaca dedi ki...

sorma serap
şu sıralar en son duymak isteyeceğim şey Fener, üstüme üstüme geliyo :)

garipce dedi ki...

yüreğini alıp yürüdüğün yollar senin için açılsın önünde güzel kız...

Sadece bunu değil, bugün yazdıklarının çoğunu okudum. Okudum ve içtenliğine, yüreğine ve anlatışına ve güzelliğine daldım gittim...

Seni takip edeceğim, yazılarınla ve günlüklerinle... hoşçakal güzel kız...

garipçe

Adsız dedi ki...

sağlık... en önemli varlık. yerinde mi? gerisi hikaye... başka acılar vermesin... tadını çıkarmaya bak. başka açılardan bak... nasılsa bir gün.....

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...