17 Temmuz 2009 Cuma

tektaşımı kendim aldım


hiç utanmadan tektaşımı kendim aldım :)
yok yok yüzük değil, onu son ana kadar almamaya kararlıyım
"son an" ne onu da bilmiyorum ya...

o kadar pırlantacısın sen niye takmıyorsun sorularına, yorumlara dayanamayıp (napiiim ben ne takarsam o satılıyo) bir çift küpe yaptırdım kendime
ama nasıl güzel oldu nasıl parlıyo anlatamam
bayıldım :)
Keğam usta şahane birşey yapmış
fotoğrafını çekip en kısa sürede ekliim buraya

normalde insanlar pırlantalı takılarını almaya karar verdiklerinde daha doğrusu satın aldıklarında hemen takmak istiyorlar
haklılarmış...

benim de pırlantalı takılarım var elbette, yüzük, kolye ucu gibi ufak tefek şeyler
ama bugün aldığım kadar büyük taş ve yüksek ederde değillerdi

hemen taktım küpemi
elimde ayna bakıp bakıp duruyorum :)

mucize


inanır mıyım mucizelere ?
bilmem...

ama son zamanlarda birçok şey mucize olmuş gibi
sihirli değnek değmiş gibi

şikayetçi miyim ?
elbette ki hayır :)

pozitif düşündüm pozitif oldu diye çıkıyorum işin içinden
kolayıma geliyor böylesi..


mutluyum....




14 Temmuz 2009 Salı

geçici dövmem :)

aslında öyle deli hareketlerim de yoktur ama...

dün akşam bizim sahilde "entel pazarında" gezerken, gittim eli yüzü en düzgün görünen çocuğun standına
ben bir harf yaptırmak istesem ne kadar süre ve ne kadar para tutar dedim annem, Pınar ve Nevra'nın şaşkın bakışları altında
1,5-2 dakika ve ne kadar para verirsen o kadara yaparım dedi
pat diye karşısına oturup kolumu uzattım
E harfi dedim
bileğimin içine (başka yer aklıma gelmedi, zira saniyeler içinde karar verdim)
uzun zamandır geçerken göz ucuyla baktığım birşeydi geçici dövme
afilli de bir harf oldu
beğendim çok :)

hihih


işte dövmem :)

13 Temmuz 2009 Pazartesi

alışveriş yaptım...

mango'dan 11,90 tl'ye pantolon ve 9,90 tl ye ceket aldım
şaka gibi :)
sevgili bellek kutusu yazınca bi gidip bakayım dedim olivium mango'ya
şansıma izdiham yoktu, akşam saati olmasına rağmen haftaiçi diye öyleydi herhalde...

yazıda bahsedilen meşhur elbiseyi de aldım :) komik geliyo insana 109 tl'den 7,90 tl'ye düşmüş elbise...

süper bir triko aldım 6,90 falandı herhalde o da hatırlamıyorum :)

alışveriş yapan her kadın mutlu olur ama ben uygun fiyatlı alışveriş yapınca daha da mutlu oluyorum :)

haftasonu yediğim enfes yemekler var sırada
onları da başka postta anlatacağım :)

10 Temmuz 2009 Cuma

bodrum, kayseri, bakü ?????



şaşkınım son dönemde
bir sürü sebebi var aslında, özellikle özel hayatımdaki gelişmeler yüzünden..
ama şimdiki şaşkınlığım başka bişey için
bir sürü proje geliyor, farklı farklı yerlerden
ve ilk akla gelen isim hep ben oluyorum, bu durum benim için nasıl mutluluk verici anlatamam
öncelikli sebebi güven elbette
bir sürü sorumluluk söz konusu olunca...

neyse...
önce Bodrum projesi çıktı ortaya
hadi dedi patronum, sen git oraya, sen aç, sen başlat...
geçici süre mi dedim, 3-5 ay falan
yok dedi en az 1-2 sene
hııım olabilir ama annem beni çok özler dedim
dur bakalım dedi

sonra Kayseri lafı geçmeye başladı
yine bu kızı göndeririz dedi patronum Lale'ye
yaaa Kayseri mi dedim yüzümü ekşiterek
nooldu Bodrum deyince atladın dedi, gülerek, günlerce de dalga geçti
bak evlendiririz seni, yerleşirsin oraya dedi
ay yok yok dedim
şimdi de Bakü...
orada da bir proje varmış, biraz farklı bir proje şimdikilerden
en az 1 sene dedi Lale
benim için bu projede daha çok ön plana çıkan şey para
şu anda kazandığımdan daha çok kazanacağım kesin
3 konu için de acaba mı diye düşünürken buldum kendimi
anneme anlattım öylesine
peki nişan ? evlilik ? dedi
bişey diyemedim
gitsem buralardan....
hazır bahanem de var
gitsem, uzaklaşsam, yalnız kalsam, kendimle kalsam.......
herkesten, herşeyden
yenilensem, geri gelsem
değişir mi bişeyler bende ?
acaba ?

09 Temmuz 2009 Perşembe

küçüldün mü sen ?

duydum evet
birisi bana böyle dedi
aynen de bu cümleyi söylemişti Mehtap hanım
bir sınıf olduk ya hani biz
sessiz sakin öğrencilerindenim ben sınıfın, düzenli uygulayamadığım haftaları saymadım, bir gün tam anlamıyla başladım bu beslenme programına
ben diyet ya da rejim demedim yaptığıma, beslenme alışkanlığımı düzenliyorum dedim
Burak ve Pınar pek güldüler bu lafıma :)
bu arada kaç kilo verdiğimi tam olarak bilmiyorum, inat ettim tartılmadım, öyle dedi çünkü Mehtap hanım, tartılmayın, zayıfladığınız başkaları söylesin dedi, aynı gün 2 kişi ısrarla zayıfladın sen, ne yaptın çabuk söyle deyince eve gittim dayanamadım tartıldım, 5 kilo vermiştim :) şu anda toplamda kaç kilo verdim bilmiyorum ama...

Bugün ise, çalıştığımız PR şirketinin sevgili patroniçesi Yasemin hanım "Seda her gördüğümde daha da küçülüyorsun" dedi
çoook sevindim :)

ama çekmecemi açıp gösterdim, 2 adet domates, 3 adet salatalık, 2 adet biber ve 2 adet küçük armut var
yaa dedim evden bunları taşıyorum ama ben :)

kısacası başardım, mutluyum, Pınar bana hep iradesiz derdi, gecenin 11'inde kek yaptırırdım ona, artık değil gece yarısı gündüz bile yapılmıyor evde..

teşekkürler Mehtap hanım :)

08 Temmuz 2009 Çarşamba

bu sabah kaç kere dinledim bilmiyorum

anlatamaz şarkılar falan O'nu ne çok sevdiğimi ama..

:)

07 Temmuz 2009 Salı

"ev"lenecekmişim :)


Lale bana Tayland seyahatinden bir sürü hediye getirmiş
ilk önce bu sevimli fili verdi :)
ev sahibi olurmuşsun dedi buna sahip olunca
hadi bakalım inşallah dedim
magazin basını gibi de bir başlık attım bu posta :)
çok güzel çok sevimli di mi ?
dünden beri masamın üstünde, dolaşıp duruyo....

01 Temmuz 2009 Çarşamba

evrenden torpilim var! mı acaba


Sevgili Ayşegül'ün hediyesi kitabım
Aykut Oğut - evrenden torpilim var
haberim yoktu açıkçası bu kitaptan, ama bir solukta okudum, sanırım pozitif düşüncelere en çok ihtiyacım olan zamanda vermiş olması en büyük etken oldu

ben çok beğendim kitabı
egzersizleri yapmak hala biraz zorluyor ama en azından hep ama hep olumlu düşünüyorum

içim içimi yerken, mide ağrıları geçirirken tamam geçecek, elbette ki düzelecek, iyi şeyler düşün, güzel şeyler düşün dedim kendime hep
kavga, gürültü, ayrılık değil de mesela polonezköyde çimlerin üzerine yayılmış düşünmeliyim şimdi ikimizi dedim...


ve sanırım işe yaradı :)
düzeldik sevgiliyle
sıkıldım artık, yaşımız başımız kaç biz küsüyoruz, darılıyoruz falan filan ama
olsun
sesini duyuyorum ya yetiyo bana

bi de sürekli spor (hatta eşofman) giyinen sevgiliyi geçen akşam gıcır gıcır ütülenmiş kumaş pantolon ve gömlekle gördüm, incelemekten yüzüne bakamadım bi süre, ayyy dedim ben boşuna aşık değilim bu adama

bi daha aşık oldum

29 Haziran 2009 Pazartesi

aileme dair

ne güzel şeyler duydum, benim için önemli bir insandan...

Lale geldi geçtiğimiz günlerde bize,
hep ben onlara gidiyordum, bazen kalmaya, bazen gece yarısına kadar süren çalışmalara...
bu pırlanta projesi için saat 3'e kadar konuştuğumuzu bilirim

o hiç bize gelmemişti
annemle tanışsa da, o kadar çok anlattığım Lale'mi annem de babam da daha yakından tanımak istiyorlardı
bir türlü ayarlayamadık bu güne kadar, geçen gün canı karışık kızartma isteyince hadi bak yemek siparişimi de veriyorum ve kalmaya geliyorum dedi
nihayet dedi evdekilerde ve pek sevindiler...

ve gittik eve
Lale meraklı bakışlarla mahalleye bakıyor, ben hep uzak derim Büyükçekmece için, "aaa çok güzelmiş ama burası" ilk yorumu oldu, aa pardon tam Tüyap'tan sonra yokuş inen virajlı yolda hava kararmaya başlayınca yanıp sönen ışıklar, bir tarafta deniz bir tarafta göl, ay Sedaa manzaraya baaakk yorumu geldi önce :)

tanışma hoş beş derken yemeğe geçtik, öyle aman aman yemek yemeyen Lale iştahla epey yemek yedi, annem mest tabi, biz hemen kalkmayız sofradan, yemeğimiz bitse bile muhabbetimiz bitmez otururuz bir süre daha, konuşuruz da konuşuruz, yine öyle oldu...

Balkona geçtik kahvelerimizi içmeye, Lale yine yüksek sesle düşündü galiba, aaa balkonda halı var dedi :) babam aşağıdaki minik bahçesini gösterdi, annem balkondaki maydanozlarını, Lale bayıldı sohbetlerine, samimiyetlerine, doğallıklarına...

Pınar'ın yatağında yattı, zaten yattığımızda saat 2 olmuştu, yatmadan önce bana dedi ki, çok şanslısın kızım sen, daha ne ister bir insan, nasıl mutlu, nasıl güzel bir ailen var, haklısın "çok sevdiğim adamla evlenmek istiyorum" demekte, annenle babanı arıyorsun sen dedi, kıymetini bil bu ailenin dedi...

hatta anneme benden bahsederken, ilk karşılaşmamızı, benim sapsarı saçlarımı görünce şaşırdığını ama tanıdıkça sarı saçın bile bende farklı durduğunu, annemle babamın tam hayal ettiği gibi karşılarında olduğunu söyledi

seda'nın, seda gibi bir kızın; başka türlü anne-babası olması mümkün değil zaten dedi, elbette szin özelliklerinizi taşıyan bir kız seda dedi

çok hoşuma gitti birbirlerini sevmeleri
o kadar mutlu oldum ki :)