17 Kasım 2016 Perşembe

zaman bebek zamanı

yazdığım yazıya 3 yorum gelmiş, bildiğin özlemişim :)

tüm arkadaşlarımdan bebek haberi alıyorum, enteresan değil tabiki, daha dün bebekliğini hatırladığım kuzenlerim evleniyor, asıl şaka gibi olan o :)

peki ya bana gelen 2. bebek ? soruları :)))

Aslında ben de istiyorum Derin'in bir kardeşi olsun. yaşım da 37.. ama itiraf etmek gerekirse, büyüdü yaa, rahata ermişken en başa dönmek ? derken buluyorum kendimi.. 

neyse..

derin sahne sanatlarını izlemeyi çok seviyor, sevmesini de çok istiyorum zaten.. niloya, harika kanatlar, pepee'ye 2 kere gittik mesela :) 

ba-yıl-dı :)


derin abartmamak şartıyla video izliyor, yararlı şeyler olmasına dikkat ediyorum, niloya ve pepee en çok izledikleri. çocuğum olmadan önce bu pepee deliliğini anlamazdım, hatta pepee'den pek hoşlanmazdım, şimdi durum şu; ayşe şule bilgiç'i görsem boynuna atlayacağım :) derin bence gayet güzel şeyler öğrendi bu videolardan.. tiyatro'da şarkılara eşlik ettiğinde inanamadık :) canıımm anneemm diye şarkıya eşil ederken gözlerim doldu yemin ederim :) bababababa kocaman babaaamm şarkısını söylerken engin'le birbirimize bakıp kısa çaplı bir şok yaşadık. o nasıl izlemek evladım :) kaydetmiş hepsini..



bizim konuşmalarımızı da kaydediyor aslında. odada hepimize "arkadaşlar bir şey söylicem" diye sesleniyor, "baba bir tadına bakar mısın" diyor mesela.. daha 26 aylık üstelik.. bir maşallahınızı alırız :)


şimal'in doğum gününde görüp bayıldığı pony'ler.. teyzoş gitti, buldu, aldı, vu dedik öldürdü, aa o renk çok güzelmiş, a bu renk şahaneymiş,  ama derin bunu da bırakmadı elinden diye diye 5 tane pony aldı.. derin bayılıyor onlara.. 

yahu bir şeyi merak ediyorum, bakımsızlıktan yıkılıyorum ve dolayısıyla derin'le doğru düzgün fotoğrafım yok... şu iki dirhem bir çekirdek analar nasıl başarıyor bacım ?


13 Kasım 2016 Pazar

1 sene ara sence de çok değil mi ?

eski yorumları bile yayınlamayı unutmuşum :(
sosyal medyanın kolaylığı, elinde telefon hemen instagram'da bir foto paylaşma rahatlığı burayı unutturdu, kusura bakma blog..

arada esiyor geçmişi gidip okuyorum :) komik oluyor..

çok istedim derin'in her şeyini buraya yazayım, ama olmuyor.. bir yardımcın yoksa sabah kahvaltısını 12'de de yapabiliyorsun.. bazen telefonumun not kısmına yapılacak işleri sıralıyorum, unutmayayım diye, yine de zaman yetmiyor.. çünkü yaptığım her iş derin'den çalınan zaman :( her anını yaşamak istiyorum onun. ya da bir şey istediğinde, işim var sonra demek istemiyorum. süpürge yanımızda dururken biz oyun hamuruyla horoz yapıyoruz. derin gözlerini kısıp, benden çaldığı yapmacık gülüşüyle, bir de sesini incelterek "baksana annee küçücüükk" diyor ya o horozumsu şekle.. varsın evi 2 gün daha süpürmeyeyim..

kızım büyüyor blog, ben de büyüyorum, biz de büyüyoruz. 

derin "seni çok seviyorum" cümlesini söyledikçe kendimize aferin diyoruz, çocuk ne duyarsa onu söyler diyor uzmanlar.. ben demiyorum valla onlar diyo, hiç övmem kendimi ben :)

şükürler olsun çok mutlu, çok pozitif.. hiçbir çocuğa zarar vermeyecek kadar sevgi dolu. parkta çook dayak yiyo :( elinden oyuncağını alıyorlar ses etmiyo, o isteyince vermiyorlar, ne ısrar, ne çirkinleşme, üzülüp oturuyor.. benim içimdeki çirkin deliriyor o anda ama, susuyorum napalım.. yoksa sana vurana sen de şöyle vur kızım diye öğreticem, özgüven açısından çok zararlıymış, duruyorum. ya da ben en iyisi böyle çocukların analarına çirkinleşeyim.. çok net söyleyebilirim, evladı üzülünce insan bin kat üzülüyormuş, hani derler ya ciğerim parçalandı, evladının parmağı çekmeceye sıkışsın (sıkışmasın tabi Allah korusun, benimki lafın gelişi), heh işte o an hissettiğin o ciğerim parçalandının tanımı. tamam itiraf etmeden duramıcam, derin'in oyuncağını izin almadan pat diye elinden alan çocuğa gidip, şimdi derin oyuncağıyla oynasın, sonra sana verir diye elinden çekip aldım. oh.. marifet değil bu yaptığım, ama ben nasıl derin'e o arkadaşının oyuncağı annecim, sen kendi oyuncağınla oyna diyosam, her ana diyebilir, desin. 



26 aylık oldu derin. 28 aydır çalışmıyorum demek bu :) ne kadar enteresan değil mi ? ben ve çalışmamak.. dedim ya onun büyümesini kaçırmak istemiyorum. çalışan anneler kızmayın bana olur mu ?

ah ne çok yazmak istediğim şey var, hala emiyor mesela derin, tuvalet eğitiminde yarı başarı sağladık, kakayı söylüyor ama çişi söylemiyor, yemek hiiç yemiyor, vallahi şımarıklık yapmıyorum, makarna ve pilav yiyor sadece, oyun grubu arıyorum mesela, beylikdüzü'nde.. bunların hepsini yazıp fikir almak istiyorum, ama ne zaman ?

öyle işte, uykum da yokken yazayım dedim, aslında başlayınca geliyormuş devamı :) 

gene yazarım inşallah..

29 Kasım 2015 Pazar

Derin anneannesini çok seviyor.

Hiç abartmıyorum.
Derin annemi çok ama çok seviyor.

Haksız mı çocuk ? Doğduğu günden beri annem benimle birlikte Derin'e bakıyor. 



Bu duruma çok mutlu olduğumu söylememe gerek var mı :)

Telefonda sesini duyunca anında gülümsemesi, çince ona bir şeyler anlatması, ananee gel dediğimde kapıya gitmesi, kapıda annemi görünce çırpınarak boynuna atlaması :)) hepsi çok güzel..

Hatta annem bize geldiğinde ellerini yıkamaya birlikte gidiyorlar...

Çok sev kızım anneanneni. O dünyanın en iyi, en sevgi dolu insanlarından biri. 

Kendinden önce bizi düşünürdü artık Derin'i düşünüyor. Yatıyor Derin, kalkıyor Derin. Halamın torunları var, diyor ki az bile anlatıyormuş. Yaşlanmak istemiyorum, Derin'in her anını, her yaşını görmek istiyorum, Rabbim bana ömür versin diyor :)

Amiinn annecim kocaman amiiinnnn. Rabbim sana sağlık versin, başımızdan eksik etmesin..



28 Kasım 2015 Cumartesi

Evde oynamaya yer kalmazsa...

Derin'in oynamayı en sevdiği yer

Tv ünitesinin çekmecesi !

Kuluçkası diyorum ben oraya :) giriyor, kendi kendine oynuyor..

Büyük bir şişme havuzu ona oyun alanı yaptık aslında. Altını battaniye ile besleyerek soğuktan da korumaya çalıştık. Yoksa salonda dağınıklıktan adım atacak yer kalmıyor. Şimdi oyuncakları o havuzun içinde, o da bildiğin suya dalar gibi yüzerek giriyor :) çok komik, bir gün videoya çekerim.

İşte çekmecesi içinde Derin :)

Hem kendini hem de bir sürü oyuncağı sığdırmayı da başarıyor..


O kadar yakından tv izlemiyor.. Ben fotoğraf çekerken geçen sürede baktı. 

27 Kasım 2015 Cuma

e kardeşiz biz :)

Bizi Pınar'la çok benzetir herkes..

Bence gün geçtikçe daha çok benziyoruz :)

Lale'nin düğününde..

bizim tüm fotoğraflarımız böyle aslında, bıdır bıdır konuşuruz :)


makyaj için yine Mac diyorum başka da bir şey demiyorum...
Cevahir Mac Gözde'ye gidin mutlaka 




26 Kasım 2015 Perşembe

yeni biz :)

Uzun zaman olmuş eskiden yazdığım adıyla sevgiliyle fotoğraf koymayalı..

Sevgili kelimesi Ayşe Arman modası diye bir eleştiri almıştım vakti zamanında :))

Zaman nasıl değiştiriyor insanı..
bazen eski fotoğraflarımıza bakıyorum da..

bir de önceden ne kadar uzun yazıyormuşum.. Şimdi kelimelerim mi bitti yoksa o zaman çok mu gevezeymişim ? 

bilemedim..

elindeki top Derin'in :) o yoksa oyuncağı olsunmuş :)




25 Kasım 2015 Çarşamba

zaten tipin de erkek çocuğu gibi :)

Derin doğduğundan beri herkes erkek zannetti.
:)

üstünde pembe renk de olsa, kafasında çiçekli böcekli bere de olsa "erkek mi" sorusuyla hep karşılaştık :)

al işte sonunda çocuk arabayla oynuyo :)

teyzesine mi çekecek ne ?

10 Kasım 2015 Salı

Çocuk Doktoru Zekai Dinçer

Derin doğduğunda en önemli konularımızdan biri doktoru kim olacak idi.


Bildiğin oturup araştırdım. Duyduğum tüm isimleri hemen google'ladım. Giden arkadaşlarıma sordum falan filan. Özel sağlık sigortamız var diye hastanelere de baktım.

Hamile yogasına giderken sevgili Zeynep boncukayşe'nin doktoru Zekai beyden bahsetmişti. Zekai Dinçer. 

Doğduğunda hastane doktoru muayene etmişti ve kontrol için 1 hafta sonra yine götürdük. Central çook uzaktı. Canım doğum doktorum İlknur hanım eğer mümkünse muayenehanesi olan bir çocuk doktoruna git dedi. Hastanelerde sana ayrılan süre kısıtlı olabiliyor, doktor istediği süreyi ayıramayabiliyor dedi. Çok mantıklıydı söyledikleri.

Bu arada Central, Beylikdüzü Medi Life, aile dostumuz Şişli Etfal çocuk doktoru İbrahim bey hepsi Derin'i muayene etti. 

Bir gün annemle otururken, ara bakalım Zekai beyin asistanını bir sor dedi. 


Neriman hanım son derece açıklayıcı ve net bilgiler verdi. Ama ortada bir sorun vardı, randevu yok, yani var da taaa 1 ay sonraya. Napalım dedik, aldım randevuyu. 

İnternette Zekai bey ile ilgili ufak tefek yorumlar var. Çok bir şey bulamadım ben. Olur da arayan olursa diye yazıyorum. Ne yapın ne edin çocuğunuzu Zekai beye götürün. Zekai Dinçer fan club falan kurulacaksa başkan adayıyım. Ya da Zekai Dinçer tarikatı falan.. Gidip de etkilenmemek mümkün değil.

Neyse anlatıyorum.

Derin 40 günlük. Randevumuz sabah erken. Çünkü yenidoğanları erken saate alıyor, çünkü ondan önce daha büyük bir bebek muayene olduysa ve olur da havadan bile mikrop kapar grip falan bulaşırsa diye.. Ne kadar hassas bir düşünce. Tam evden çıkıyoruz Engin bana yüzünü yıkamayı mı unuttun dedi, yoo yıkadıımm dedim. Lohusa kadına söylenecek şey mi şimdi bu cık cık. Makyajdan nefret eden kocam bi allık sür bari dedi. Peki dedim, bi rimel bi allık yaptım ben onu :)


Evden çıktık. Muayenehane Levent'te. Beşiktaş belediye binasına çok yakın. 5 dakikada gittik. Neriman hanım güleryüzüyle karşıladı bizi. Derin anakucağının içinde. Zekai bey gülümseyerek bize doğru geldi. Engin'in elinden anakucağını aldı, hoşgeldiniz dedi. Yok biz taşırdık falan derken buyrun dedi, bizdeki ilk şok yaşandı. Girdik odasına, çok sade, oyuncak yok, duvarda stickerlar yok.. Artık büyüyen bebeklerinin ona yaptığı resimler var. İnşallah Derin de bir gün yapar. Bana döndü, çok mu makyaj yaptın yoksa gerçekten göründüğün kadar iyi misin dedi :) Ben de yok o kadar makyaj yapmadım, annem yanımda ondan iyiyim dedim ama suratımda şapşik bir gülümseme. 40 günlük lohusa olup iyi görünen nadir annelerdensin, maşallah dedi. Adam bana iyi görünüyorsun dedi yahu :) Bu zekai bey bebeden önce anneye iyi geliyor.

Doğum boyu, kilosu gibi sorulardan sonra aldı sazı eline, pardon Derin'i :) 


Incık, cıncık heerrr yerini muayene etti. Derin bi de çiş yaptı mı ? Ay değiştirelim falan atladık biz, ben değiştireyim hem sen de görmüş olursun dedi. Allahım bu nasıl doktor, annem-Engin-ben birbirimize bakıyoruz. Gittiğimiz doktorlardan bir tanesi her şeyi hemşireye yaptırıyordu. Zekai beyin hemşiresi yok, kendi yapıyor. Tam 1 saat muayene etti arkadaş 1 saat. Hem anlattı, hem kontrol etti. Biz bitti zannederken şimdi anlatacaklarımı istersen telefonuna ses kaydı alabilirsin dedi. Ben zaten kafam leyla, telefonda kayıt uygulamasını bulamadım. Video çekme modunda masaya koydum ama o da sesi iyi çekmemiş. 40 dakika anlattı Zekai bey. Öyle olur normal, böyle olur olabilir, kakası bu renkse doymuyor, bu renkse üşümüş gibi biiirrr sürüüü bilgi. Bir gün onun boş vakti olsa (ki yok biliyorum) ona böyle sorular sorsam, yanıtlasa, ben de burada yayınlasam ne güzel olur di mi ? İlk kez gideceklere öneri, telefonunuzun ses kaydını hazır bulundurun.

Zekai bey bebekleri çok seven bir doktor bence. Her çocuk doktoru sever belki ama. Nasıl gülümseyerek bakıyor Derin'e..


1 saat 40 dakika sonra görüşmemiz bitti. Biz adama hayran bir şekilde çıktık. Kapıdaki uğurlaması "ellerine sağlık, bebeğini çok güzel bakmışsın" şeklinde. Ben gene şapşik sırıtma..

Zekai bey inanılmaz kibar bir adam. Hep güleryüzlü, hep nazik. Cep telefonunu vermekten asla kaçınmıyor. Her aradığında açıyor, her sms'e yanıt veriyor. Tabi bkunu çıkarmayıp adamı pazar gecesi arayıp rahatsız etmemek gerekiyor. 


Derin doktorunu çok seviyor. Engin biraz zor ısınan bir adamdır, Engin de Zekai beyi çok seviyor. Annem özellikle eskileri yabana atmadığı için Zekai beyi çok seviyor. Biz ailece kendisine aşığız anlayacağınız :)


Önceliği anne sütü. Varsa sadece anne sütü, yetmezse mama diyor. Hatta anne sütünü arttırmak için doğal bir sürü önerilerde bulunuyor. Ve anneyi çook rahatlatıyor. Benim torunum da gaz sancısı çekiyor, büyüyor bebekleriniz diyor. Mutlu anne mutlu bebek diyor, özellikle babaya bakarak :)

Kısacası biz Zekai beyden çok memnunuz. Unuttuğum şeyler olursa yazıya ekleme yapacağım.

Emekliliğe karar verip Muğla'ya yerleşecek diye çok korkuyorum :)


.

27 Ekim 2015 Salı

bu nasıl gülüş

sen daha minnacıksın annecim yaa
bu nasıl anlamlı bir gülüş

çocuğu olunca ne oldum delisi olan kadınlardan olmayayım diyorum ama..

gel de buna delirme şimdi
:)




26 Ekim 2015 Pazartesi

Lale evlendi :)

Canıımm Lalemi bilirsiniz.
Annemden olmayan kardeşim dediğim canımı :)

Mayıs ayında evlendi aslında, ben yeni yazıyorum :)

Çok ama çookk güzel gelin olmuştu.

di mi ama :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...