modanisa

17 Mart 2012 Cumartesi

çekilin yoldaannn...

Ehliyetimi aldığımda yazmıştım galiba böyle :)
vee şimdi deee araba aldım :)

Artık bir otomobilim var..

Sorun şu ki ben usta bir şoför değilim :) O yüzden otomatik vites aldık.. Bakalım kullanabilecek miyim ?

Bana kalsa gene erteler dururdum, bu kez babamın yoğun baskısı ve aynı zamanda maddi manevi desteği ile çabucak aldım.. Ama bu süreçte tabiri caizse dam deyince dama çıkan babamla yaşadıklarım ayrı bir yazı olur. Ne sabırsız adam yarebbim...

Bir dikili ağacım oldu yani :)

Rengini bile aldıktan kaç gün sonra öğrendiğim (gümüş gri) Opel Corsa arabam var artık :) Plakasını hala ezberlemediğim arabam...

Gündüz gözüyle kendisini henüz göremediğim için fotoğrafı yok, en kısa sürede koyacağım..

9 Mart 2012 Cuma

çok yoruldum...

Sadece iş güç değil...
Ruhum yoruldu....
buraya bile uğramıyorum, değil 2 kelime yazmak kimseyi okumuyorum...

Olmuyo yaa
atamıyorum ben bunu içimden...

nolcak böyle ?


29 Şubat 2012 Çarşamba

Modanisa Blogger Buluşması

Daha doğrusu Modanisa Moda Sohbetleri :)

Pazar günü Modanisa evsahipliğinde blogger hanımlarla buluştuk. Benim organize ettiğim buluşmada çoookkk keyifli zaman geçirdik :)

Baştan endişelerim vardı ne yalan söyleyeyim. Kolay değil böyle kalabalık bir organizasyonu yapmak. Gelirler mi ? Mutlu olurlar mı ? Hay Allah ya birbirini tanımıyorsa kimse gibi bin tane soru vardı kafamda.Sağolsun 2 tane güzel insan bana yardım etti bu organizasyonda. Kim gelecek kim gelmeyecek gelen maillere bile bakamadığım için, ucunu kaçırırdım yoksa..

Cumartesi günü yeni sezon fotoğraf çekimleri vardı. O kadar yorgundum ki Pazar günü erkenden uyandığımda. Amaa günün sonunda ne yorgunluk ne birşey kaldı :)

Ortaköy Gloria Jeans Cafe'de buluştuk canım blogger arkadaşlarımla. Her biri birbirinden şık hanımlar ve güzel cıvıltıları doldurdu bulunduğumuz katı. Herkesin yüzünde bir gülümseme, güzel muhabbetler sohbetler olunca ben daha da çok mutlu oldum :) Benim kıyafetim sevgili Aybike'nin tasarımıydı. Bir sürü iltifat aldım. Buradan da tekrar teşekkür edeyim Aybikecim, kıvranıyordum ne giyeceğim diye :)

Armine'nin baş tasarımcısı Güler hanım da beni kırmayarak geldi, misafirimiz oldu. Tesettür giyimi, sıkıntılarını,istekleri her şeyi söyledik, o da yanıtladı, yorumladı.

Kızlara davet mailini gönderdiğimde bir sürprizim var demiştim. Zaman Gazetesi'nden Sevinç Hanım idi sürprizim :) Kızlar çok şaşırdı ilk açıkladığımda :) büyük ihtimal hafta sonu ekte toplantımız yer bulacak.

Akşam olduğunda mekandan en son ben ayrıldım. O kadar mutluydum ki Ortaköy sokaklarında yüzümde bir gülümseme yürüdüm durdum... Kendi kendime aferin de dedim..

Çok seviyorum ben işimi, Modanisa'yı.. Biliyorum çok çalışıyorum, bilerek çok çalışıyorum. Yoruluyorum evet ama inanıyorum ki çok daha güzel olacak her şey..

Şimdilik fotoğraflar yok, daha sonra detaylıca çok daha fazla fotoğraf ekleyeceğim. Kimseyi birbirinden ayıramıyorum, hepsini o kadar çok sevdim/seviyorum ki, hangi fotoğrafı eklesem şaşırdım :) Bu arada gelen kızların hepsi tesettürlüydü bir tek ben açıktım. Hiç kimsenin bana sen açıksın diye baktığını, davrandığını görmedim/hissetmedim. Bu ayrımı yapan bizlermişiz onu anladım. Hepsi beni kucakladı. Şükrettim o akşam etrafımda böyle kalbi güzel insanlar var diye :)

Hep söylüyorum, güzel günler bizi bekler :)

Koş Seda koş...

21 Şubat 2012 Salı

bile bile...

bir program yaptım kendime, nefes alamayacağımı bile bile...

yarın da Ankara'ya gidiyorum, sabah git akşam gel...

çekim var, blog buluşması var, yeni sezon hazırlıkları var ve hepsi bu hafta..


şikayetçi miyim ?

aslaaa :)


ama bu keyfin acısı çıkmalıydı değil mi ?

iyi ki gitmişiz Antalya'ya..
iyi ki....



18 Şubat 2012 Cumartesi

şu sıralar hayatımda...


güzel şeyler oluyor
nazar değecek diye çok korkuyorum...

ama hayalini bile kurmadığım şeyler.
herkes çalışıyor, özveriyle.. ama ben sanki biraz daha fazla çalışıyorum, bana mı öyle geliyor bilmiyorum ama deyim yerindeyse eşşek gibi çalışıyorum..
hatta patronumun dediğine göre saate bakmadan çalışıyormuşum :)
çok mutluyum ben şu anki patronlarımla çalışmaktan, işimi seviyorum, Modanisa'yı seviyorum ama bir de patronlarımı çok seviyorum. galiba of demeden çalışmamın en önemli nedeni bu...

kıymet biliyorlar çünkü.. eline sağlık seda, aferin seda, süpersin seda hep dillerinde...

2 gündür Antalya'dayız. İş için geldik.. Kaldığımız otel çok güzel, Rixos Downtown'da kalıyoruz. Zaman çok keyifli ve heyecanlı geçiyor. Ama burada da çalışmaya devam ediyoruz, dün gece saat 2 'de otelin toplantı odalarından birinde ekipçe çalışıyorduk. Kahve, elma suyu ne bulduysak içtik, bana pek etki etmedi ama o kadar çok kahve içenler uyumakta biraz zorlanmış. Ama 1 gece önce 1:00'de yatıp 4:45'te kalkıp 7:00 uçağına yetiştim.. o yüzden horul horul uyudum valla :)

az önce öğle yemeğinden sonra odaya çıktım maillerimi kontrol etmek için, sana yazayım dedim canım blogum...

her anım, heyecanım, üzüntüm, mutluluğum burada olsun hep..

hep şükrettim. bugünüme,yaşadıklarıma, Allahın bana verdiklerine hep şükrettim...Her zaman her şeyin hayırlısı olsun dedim.

bi de şu sıralar diyorum ki, ben ne şanslıyım ki Allah karşıma Lale'yi çıkardı...

bakalım zaman bana ne gibi yenilikler getirecek...

hayırlısı....

6 Şubat 2012 Pazartesi

Ömer bebek geldiiii

Canım Ceydam doğum yaptı..
teyze oldum yani ben :)

çok enteresandı çookk....

sanki gerçekten teyze olmuşum gibi hissettim görünce, minnacık Ömer, kucağıma almaya korkarım, ama çookk güzeelll... çok sevdim onu çok..

doğuma gidecektim sabahtan, işi ayarlayamadım, sabah 2 toplantı olunca gidemedim.

anneme anlatıyordum 1 gece önce... nerede doğum dedi, hastanenin adını söyleyince aa bizim alt kattaki komşu Kadriye orada doğum hemşiresi dedi, ben şok :))
gece yarısı hemen indim alt kata, anlattım bir güzel, sağolsun Kadriye ben yanında olurum sen merak etme dedi. Aynen de dediği gibi doğum sırasında çok yardımcı olmuş Ceyda'ya, hep moral vermiş, destek olmuş, elini bırakmamış..

kapı süsü de ne güzel değil mi ? Ebru'nun elinde çıkma...

vee geldi sonun Ömerimiz, iyi ki geldi..

çok sevdim onu çok...

1 Şubat 2012 Çarşamba

kar yazmasam olmaz

kar delisi ben, her türlü engeline rağmen bayılıyoruumm
zıp zıp zıplıyorum, çocuk gibi seviniyorum :)

her yerde kar fotoğrafı, sıktı belki biraz ama...
Bizim evin orada korkunç kar vardı. işe en zor gittiğim sabahlardan birisiydi, tek tük araç geliyordu. 

Hele apartmanın önü, kimse de geçmemiş, ayakizi yok, ürkütücü..

Kıta değiştiriyorum ya ben her sabah, burası da Altunizade, ofisimin olduğu yer. kendimi atıp yuvarlanasım geldi her geçtiğimde

Ama gerek yok bu işkenceye dedim, Lale'deyim günlerdir, yerleştim buraya :)

Pazartesi akşamı hadi Boğaz'da çay içmeye dedik coştuk, nasıl keyifliydi :) iyi ki gitmişiz dedik.. Ortaköy çok güzeldi, biraz terkedilmiş gibiydi ama..


Klasik Ortaköy görüntüsünden bir şey kaybetmemişti ama, toplamamışlar tezgahları

Lale'nin evi Nişantaşı'nda. Gece çok enteresan manzarası oluyor. Bunu gece yarısı saat 3'te çektim. Elbette kapandı yok, hiç araç geçemedi..

bu kadar kar delisi ben bile itiraf ediyorum tamam artık dedim, o kadar hayatı etkiledi ki, işe gitmek sorun, akşam çıkmak ayrı sorun :(


gayet güzelmiş kar, hadi tamam geçti bitti olsun artık..

29 Ocak 2012 Pazar

geçen akşam...

çookk keyifliydi...

son günlerde acayip keyifli zamanlar geçirmeye başladım. daha doğrusu kendime zaman ayırmaya karar verdiğimden beri...
arkadaşlarımla buluşuyorum, gece dışarıya çıkıyorum, e-mail ve telefon iletişiminin dışına çıktım, ne iyi ettim...

cuma akşamı uzuunn zamandır görmediğim bir arkadaşıma gittim. Burcu'ya.. Keyifle yedik, içtik.. ona dair bir sürü yeni şey öğrendim. ilklerin olduğu yepyeni şeyler.. çok güzel bir evi var, bayıldım. gene hayal ettim benim de böyle evim olsa diye.. ısıtması bile süperdi, tavandan yüzüne üfleyen sıcak :) mutfakta küçük masada şahane manzara karşısında oturup güzelim karı izlerken yukarıdan gelen sıcak hava :) masa başında lak lak ederken hemen aklımdan geçti, ben de tek başıma böyle bir evde yaşasam, mis gibi mumlar koksa, pencereler yere kadar olsa..

neyse, daha fazla vakit geçirmek isteyeceğim bir gece yüzümde bir gülümsemeyle bitti, kar kıyamet ben Lale'ye gittim kalmaya. Bu fotoğraf giderken Zincirlikuyu'da çektiğim, eyvah kar başladı fotosu..
Kar kıyamet diyorum ama bayılıyorum kara.. hatta o akşam düşmüş bile olabilirim karda kayıp :) sere serpe şööyyleee.. hatta güvenliğe rezil bile olmuş olabilirim :)
Artık nasıl sıktıysam kendimi yürürken hala kemiklerim, kaslarım ağrıyor. hani nasıldı o koşarken sakız çiğneyemeyenler mi vardı ? ben de karda yürürken sakız çiğneyemiyorum. yanağımı ısırıyorum hep, diş izi var iyi mi ? Bi de bu kar sayesinde cildim mahvoldu. O kadar soğuk ki dışarısı, hani deyim yerindeyse kesiyo, krem adına ne bulduysam sürdüm yüzüme, eh iyi geldi sayılır..

ne garip bi yazı oldu di mi ?
Ama evet ben de bir garip davranıyorum son dönemde, Fenerbahçe'nin yeni transferi Sow geldiğinde Burak'ı arayıp Kadıköy Boğası olsun mu bunun lakabı diye sormuşluğum var, cevap olarak sadece güldü ve kapattı telefonu :)

oradan oraya atladım..
olsun, ben okuyunca anlarım gene :)
hihih

25 Ocak 2012 Çarşamba

napiim merak ediyorum :)

hem benim yerimde kim olsa aynı şeyi yapar, bu kadar kıyafet deryasının ortasında.. depoya gir kendini kaybet..
:)

Modanisa'ya satış için gelen her kıyafeti giyiyorum. Abiye elbiseler, boneler, feraceler, her şey :)

Müşteriler sorduğunda yorum yapmak lazım ama di mi ? Nasılmış acaba bu kıyafetler diye giyip giyip duruyorum. Bu arada İlknur da büyük zevkle ! fotoğraflarımı çekiyor :) ayrıca baskıma dayanamadı, onu da blogger yaptım :)

Şimdi sevgili Aybike'nin kendi tasarımı ürünlerini satacağız. Barjis ile yaptığımız blog buluşmasında üzerinde olan sarı tunik, fotoğrafı gören herkes tarafından sorulmuştu. Şimdi o tunikleri Modanisa'da satacağız.

Veee bu ürünler bizim ofise çekim için gelmişken ben giymeden olur mu ?

son günlerde blog pek megaloman hallerimle doldu farkındayım.. napiiim hep yazmak istiyorum. burada olmak istiyorum..

nasıl güzel ama değil mi ?
altına giyeceğiniz parçaya göre ister elbise ister tunik olabilir..

ben bayıldım..
hatta aldım
ama benimki kırmızı :)

24 Ocak 2012 Salı

tesadüf...

bazı insanlara bazı şeyler malum oluyor kesin...
yoksa böyle bir zamanlama olamaz...
tam ben kendi içimde kararsızlıkla boğuşurken, hem telefonumda hem mailimde aynı isimde (başkaları da olsa) görmek çok enteresan oldu..

neyse
kaç akşamdır garip bir yolculuk yapıyorum, bir anlamda kendimi dinledim, sordum, cevapladım..
kesin bir cevap buldum mu ? 
eh sayılır....

çok güleryüzlüsün dedi bana birisi geçen akşam
ben de bazen çok somurtkan olduğumu düşünürüm ama genelde güleryüzlüyümdür evet.
hatta bir ara facebook profil fotoğraflarıma baktım hep aynı sırıtık ifade, ay kendimden sıkıldım dedim... yukarıdaki foto da öyle düşündürenlerden.. ama sevdim. ne kadar güzelmiş o akşam, ne kadar keyifliymişim dedim..

ben bu postu niye yazdım bilmiyorum, öyle işten çıkmadan yazayım dedim..

ama yazmak istiyorum, aslında isteyip yazamadığım o kadar çok şey var ki, kendim anlarım diye şifreli anlatıyorum ama daha sonra okuduğumda hiçbir şey anlamıyorum. kendime de şifreliyorum iyi mi ?

haftasonu annemle dolaşmaya çıktık, kendimize bir çöp almadan geldik, Fenerium'a uğradığımızda babama Lefter tshirtü aldık. Bayıldı ! çok mutlu oldu..


ama onun da bize sürprizleri olmuyor değil :) yeni favori meyvesi ananas. deli bi arkadaşım sosyetik meyve dedi :)

öyle işte...
sıkıldım bugün...
hiç istemiyorum eskileri konuşmak, olayların tekrar tekrar aklıma gelmesi, o hırçınlıkla insanları kırmak.. ama yok işte atamıyorum o içimdeki kızgınlığı. 

benim terapi zamanım gelmiş galiba...

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...