20 Ocak 2017 Cuma

bir emzirmeyi bırakma hikayesi -2

31 Aralık geçti.. yani benim kesin bırakıyorum dediğim tarih.

Ben hala Derin'e anlatıyorum. Kesinlikle dinlemek istemiyor. Hatta daha da çok saldırdı, kaçırıyorum memeyi sandı daha da sık emdi. 

Bir gün annemlerde otururken yine Derin'in yemek yemeyi reddettiği bir zamanda babam dedi ki "kızım ne zaman bırakacaksın şu emzirmeyi" kızkardeşim güldü, "Seda emzirmeyi falan bırakmaz baba boşuna bekleme, kolayına geliyor bu durum" dedi. Tepem attı döndüm babama dedim ki "baba, evde denesem ağlayacak Engin dayanamayacak emzir seda diyecek, burada denesem gece ağlayacak, Pınar işe gidiyorum, uyuyacağım, ağlatmayın şunu, zamanında bıraksaydın" diyecek. Söyler misin sence ben ne yapmalıyım dedim. Babam da ortaya "bu iş bitene kadar kimse sesini çıkarmayacak, herkes ağlamaya, zırlamaya katlanacak" dedi, aslan babam :)

Biz bazen annemlerde kalıyoruz :) evimiz yakın arabayla 10 dk ama o evden vazgeçemiyoruz :) 1 kişi gittin 3 kişi döndün diyorlar :))) hele şimdi kar kıyamet birlikteyiz işte ne güzel.

Bu arada Aralık ayında el bileğim ve parmağım ağrıyodu, doktora gittim, röntgen çekelim dedi, bebeğim var emziriyorum çekebilir miyiz dedim, kaç aylık dedi 28 dedim, önce şöyle bir baktı :) çekebiliriz ama konudan bağımsız bence artık emzirmeye bir son verin dedi. heh dedim başladık. Bir hekim değil baba olarak söylüyorum, benim kızımda da aynı şey oldu, bağımlılık olmuştu, eşim basit bir yöntemle kesti dedi. Ay dedim travma yaratmayan her yönteme razıyım. Vicks sürdü dedi, memeye yani emdiği yere değil etrafına sürdü dedi. Kızım da kokudan iğrendi ve kendi bıraktı dedi. Süpermiş dedim mutlaka deneyeceğim.

Babamın konuşmasından sonra yani ertesi gün 5 Ocak Perşembe günü, annem dedi ki ben eczaneye gidiyorum vicks almaya. peki dedim, Derin öğlen uykusunu uyuyordu o sırada, kalkınca emecek, hemen sürelim. Derin uyandı, ben hemen başka odaya gidip sürdüm. Artık öyle koktum ki gözlerim yaşardı. Geldim içeriye, Derin atladı hemen kucağıma, bildiğin chok chok emdi, annem karşımda oturuyor, dedi ki bana kadar geldi koku, ben desen kokudan duramıyorum, nefesim açıldı. Derin'in hiiiçç umrunda değil. Biz yıkıldık. Hatta sonra gitmiş kavanozu bulmuş, anneme getirdi, "anane baksana mis gibi kokuyo miiss" dedi, kahkahalarla güldük.

Sonra düşünmeye başladık, neyi sevmiyo, ne sürebiliriz ? Aklıma geldi, bir gün pazarda turşu reyonunun önünden geçerken öğürdü, sarımsak kokusunu sevmiyor. hatta 2. kez geçtiğimizde gene öğürmüştü. Sonuçta acı biber değil, salça değil, siyah göz kalemi değil, sabır taşı değil, yara bantı değil. Gıda.. Hatta yese yemeklerin içinde olacak gıda, rengi de yok. evet biraz acı ama biber kadar acı değil, ağzını dudaklarını kavurmayacak. 

Tekrar ediyorum, bunları yapanları ASLA eleştirmiyorum. Her anne evladı için en iyisini bilir. Ben biraz buldumcuk bir anne olabilirim. Ağlatmak istemiyorum. Travma yaşasın istemiyorum. Ağlar ağlar alışır fikri bana göre değil. Varsın benim anam ağlasın ama Derin ağlamasın, bu benim doğrum :)

Sarımsak sürelim ! Hadi hemen dedi annem.

Tabi bu sırada Derin kucağımda emmeye başlamıştı bile, hemen görmediği diğerine sürdü annem kestiği sarımsağı. Bi onu bi bunu emdiği için sürülene geçtiğinde ayy acı anne dedi, peki öbürünü al o zaman dedim. Emdi bitti. Kalktı dedeyle hamur oynamaya devam etti. saat 18:00 civarıydı.

Emdiği süt onu doyurmuyor. Dile kolay 29 aylık artık, bebekken doyuyordu. Bu arada hem doktoru Zekai bey hem de Beylikdüzü Acıbadem'deki doktoru Derin'in kilo, boy, baş çevresi gelişiminin gayet normal olduğunu söylüyorlar. Ne kan ilacı ne demir ilacı kullanmadık. Gerek görmedi doktorlar. Ben ısrarla kan tahlili yapalım desem de istemediler. Hatta çocuk gastrenoloğuna gittik, arkadaşım Gözde'nin tavsiyesiyle Atakent Acıbadem Vildan Ertekin'e. İlk muayene çok güzel geçti, bir sorun yok çocuğunuzda dedi. Hatta önceden yemek yerken olan görüntülerini izlettik inanamadı. Başka bir yazıda bahsedeyim bu konudan. Bir tek o idrar ve kan tahlili istedi. Ezirmeyi bırakalım öyle yapalım tahlilleri 2. muayeneye gidelim dedik.

15 dk sonra gene geldi çaktırmadan ikisine birden sürdü annem,  çok acıı dedi ağlayacak gibi oldu, aa su iç geçsin dedik, içti, sustu, gitti.

Derin makarna ve pilavı çok seviyor. Anneannesi makarna yaptı. Al ye bak ağzının acısı geçsin dedik. Koca bir tabak yedi. Hatta buradaki bakışına çok güldük, onun adına seslendirdik. "Meme yok kaldım buna, yiyeyim bari, annem bi de gülüyo" :))

Bugün teyzemin doğum günüymüş, son dakikada hadi pasta alıp gidelim dedik, hem derin de biraz oyalanmış olur. Annemlere yakın zaten atladık gittik. Oradayken 20:30 gibi yine istedi. Annemle birbirimize baktık, teyzeme döndü çabuk sarımsak dedi. Derin'e hadi sen teyzenin odasına git ben de geliyorum dedim, koridorda sürdük çabuk çabuk, teyzem ve ananem bize bakıyor napıyorsunuz diye :)) Denedi, ayy gene acı anne dedi, suratını ekşitti, kalktı gitti. O kadar, ben şok. Enişteee pamuk (köpek) needee, hadi yanına gideyim dedi, götürün valla dedim, giyindiler sıkı sıkı, bahçedeki köpeğe bakmaya gittiler.

Sonra eve geldik, gene acıktı, bu kez üstüme tırmanmasından anladık, 1 dk ellerimi yıkayıp geliyorum dedim, doğru mutfağa, ikisine birden sürdük, geldim. Direkt emdi, a anne acı meme acıı dedi, öbürüne bak o zaman dedim, ayy bu da acıı dedi. Kapattık gitti. Dedee hadi saklambaç dedi... saat 22:00 gibiydi

Bu arada nasıl kokuyorum var yaaa, hiç sevmem ben sarımsağı. Mantı'da bile yemem. Nasıl iğrendim kendimden belli değil. Ya ev ? Pınar işten geldiğinde, ev işkembe çorbası lokantası gibi kokuyor, Allah aşkına havalandırın dedi, ki 5 dk önce kapatmıştık pencereleri :))) Ayaklı bir sarımsak ağacı geziyor evde, ne yapsak boş.

Saat 22:30 falan oldu, anne meme dedi, açtım, buram buram koku gitti, "acı anne acı kapat" dedi, denemedi bile.

Sarımsak çabuk kuruyan bir şey. Ezdik, sıkı kapaklı küçük bir kaba koyduk. üstüne 1 damla su damlatarak karıştırıp elimle sürdüm. 

Unutmadan, Derin yemek istemediği bir şeye acı diyor. Tamam sarımsak da tatlı bir sebze değil, bahanemi hafifletmeye çalışmıyorum ama, öyle kavurucu bir acısı yok :)

Saat 23:00 oldu ve nasıl uykusu geldi anlatamam. Annem kafasını yastığa koysa uyuyacak diyor. ipad istedi, çizgi film istedi, annemle oturup izlediler. 

Yanıma geldi, anne meme neede dedi, burada Derincim ama meme acı ister misin dedim, yok istemem kapat dedi, açmamıştım bile.

Saat 23:55'te uyudu. Evet ağlayarak. Ben de içime ağlayarak. Çocuk emmeden nasıl uyunur bilmiyor. Ve beni cezalandırarak, ananee diye ağlayarak uyudu. Kucağıma alıyorum anneme gidiyor. Annem ayakta evi dolaşarak, kucağında derin'i sallayarak uyuttu. o anı yazarken burnumun direği sızlıyor yahu.  

Normalde gece 1 kere uyanır, anne meme verer misin der, emer ve uyumaya devam ederdi. 

Gece hiç uyanmadı. Sabah 6:00'da ise uyandı :))) Derin en erken 9:00'da uyanan bir çocuk. Bir maşallahınızı alırız. Napalım dedik, kalkacağız. Kalktık 6:00'da hepimiz.

6 Ocak cuma.. Milat bizim için. Sabahtan itibaren sadece 1 kere anne meme versene dedi. Hiç beklemediğim bir andı. Çaresiz anneme baktım, sürmedim, isterse müdahale et dedim, koştu yanıma, Pınar da geldi. Derincim vereyim ama meme acı, yarın doktora gidelim dedim. Açtım, koktu kapat anne kapat dedi gitti. Nasıl koktuysam artık sürmediğim halde üstüme sinmiş kokudan rahatsız oldu çocuk.

Akşam oldu, anne memeye bakabilir miyim dedi. Bakabilirsin annecim dedim, bak meme burada. Ama acı, istersen biraz krem sür dedim, koşa koşa krem aldı geldi, sürdü (çok seviyo her yere krem sürmeyi). Hatta daha önce farketmediği minnacık bir kırmızı lekeyi gördü, aa bak uf olmuş, dur oraya süreyim dedi, sürdü, öpebilirsin istersen dedim, öptü, bana baktı gülümsedi, yutkundum, doldum ama ağlamadım. şu anda ağlasam da o an ağlamadım, hisseder diye çok korktum.

Pınar hemen aaa burada Niloya puzzle varmıışş, hadii yapalım, kim bana yardım eder dedi, en gür sesiyle. Been, hadi teyzoş yapalıımm diye zıpladı Derin. Annem baktı bana, bitti işte dedi.

O oldu.

Derin bir daha meme demedi.

Ama gece 3:00'te uyandı. Katılarak ağladı, çığlık atarak. Bir dedenin kucağında bir anneannenin. Asla bende değil. Beni nasıl cezalandırıyor belli değil. 1-1,5 saat uyanık kaldı, sonra sızdı. Gene annemin kucağında.

Bu arada baba ortada yok :) Çünkü kıyamıyor kızına. O evde kaldı, zaten kar nedeniyle gelemedi o ayrı da. O hiç hazır değildi ağlamasına, ver derdi kesin. Onun asıl desteği banaydı, sağolsun.

Ben nasıldım ? Bildiğin hem ruhen hem bedenen acı çektim. Davul gibi şişti, doğum doktorum İlknur hanım hemen bir ilaç önerdi, onu kullandım, 1 günde etki etti ve rahatladım.

bu yazıyı teşekkür etmeden bitirmesem olmaz. 
Başta kocam, desteğin olmasa başaramazdım. Canım annem, sen olmasan asla yapamazdım asla, derin iyi ki seni bu kadar çok seviyor. Babam, sen şahane bir babaydın, şimdi muhteşem bir dedesin. Bitanecik teyzoş, doğursan bu kadar severdin, ağlama seslerine katlandığın, uykusuzluğu sorun etmediğin için bin teşekkür.

Ya benim whatsapp gruplarım, canım annelerim. Esram. her saat her dakika yazdıklarıma yanıt verdi. Allah bin kere razı olsun hepinizden.


Bizim hikayemiz de böyle. Derin'in iyiliği için dedik yaptık. Evet iştahı biraz daha açıldı ama hala yediği şeyler kısıtlı. İnşallah o da zamanla daha iyi olacak.

Tüüümm annelere başarılar diliyorum bu yolda.

Hiç yorum yok:

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...