6 Aralık 2009 Pazar

kitap okumak...


hani derler ya, ay vaktim yok kitap okumaya nasıl deli olurum, çoluğu çocuğu olanları ayrı tutuyorum ama insan kitap okumadan nasıl durabilir bilmiyorum
diyorum da bu sene kitap fuarına evime 15 dakika uzaklıkta olmasına rağmen gidemedim, iş yüzünden :(
.
ama bu elbette okumama engel değil, hep vardır elimde bir kitap, Burak şaşırır hatta :) okuduğuma inanmıyor bile olabilir
çok sararsa kitap gece gündüz okurum (itiraf ediyorum işyerimde masanın altına saklayarak okudum bitmek üzere olan kitabın son 5-6 sayfasını)
.
ama bazen öyle kitaplar oluyor ki, ııh yok ne kadar zorlasam da gitmiyor, bu biraz da kitabın fazla pazarlama yöntemiyle satılmaya çalışılmasına tepkim olabilir, yok olmuyor, elif şafak, orhan pamuk okuyamıyorum işte, sürükleniyor elimde.. olasılıksız yarım kaldı mesela... secret falan elimi sürmem, böyle garip bir önyargım var, kitabın bu kadar reklamı, pazarlaması olmaz..
.
kitap tavsiyesine çok güvendiğim isimler vardır, başta Selma teyzem, Lale, Güzel...
Lale; elimde bir kitap var mutlaka okuman lazım ama yazarın daha önce yazdığı bir kitap var önce onu oku sonra bunu dedi, her ne kadar devamı olmasa da birinci kitap alıştırma yapmanı sağlıyor dedi.
merak ettim, ilk kitabı verdi ve yolda giderken başla dedi "uçurtma avcısı" adı
.
1 hafta sürmedi bitmesi, ama ben her sabah ve her akşam uzuuuun bir yolculuk yapıyorum ev-iş arası, o arada okuyorum uyumak yerine (bazen uyuyorum tabi) :)
hadi dedim bitirdim diğerini ver, görüşemedik unuttuk derken migrosta gördüm "bin muhteşem güneş" hemen aldım
hani şu ufak boy olan kitaplardan, dönüş yolunda otobüste okumaya başladım ve gerçekten çok etkilendim
.
mutlaka okuyun derim, yani çok üzüldüğüm yerler de oldu, 2000 yılından bahsediyor yahu biz bu tarihlerde gümüş griye bulanmış milenyum yılımızı nasıl kutlasak diye düşünürken oradaki kadınların çektiği eziyeti okuyunca yok dedim tarih yanlış herhalde...
.
okudum ve bulunduğum coğrafyada yaşadığım için şükrettim, babama, sevgilime, enişteme, amcamlara, dayıma ne bileyim erkek arkadaşlarıma şükrettim...

bu arada kitap ayracım nasıl :) Lale uzakdoğu seyahatinden getirmişti, çok güzel, çok seviyorum onu :)


bu kitap kılıfımı da annem dikti, masa örtülerinden artan kumaşlardan :) bloglardan birinde gördüm (hatırlamıyorum :( hangisi) dedim diker misin bu tarz bişey, çantama atıyorum kitabı, hem ayraç zarar görüyo :) dikti ve gerçekten çok kullanışlı oldu, ellerine sağlık canım benim..
.
sırada Türkan Saylan ile ilgili olan Ayşe Kulin'in kitabı var
.
annem ve dikişle ilgili yeni projelerim var, sürpriz :)

13 yorum:

YILDIZ dedi ki...

Sedacım ben de çok sürükleyici bir kitap olduğunda iş yerinde masa altında okurdum bir kaç sayfa sen de yazında gülüverdim;))

Bu kitabı aldım ama okumadım henüz.Orhan Pamuk ben de okuyamıyorum.Başladığım hiçbir kitabını bitiremiyorum.Elif Şafağın da malum Aşk kitabını okudum sadece.

Kitap kılıfı süperr bir icat;)Ayracın da ayrı bir güzel..

Keyifli okumalar sana tatlım..

meltem dedi ki...

canım uçurtma avcısını 1 gecede okumuştum desem inanırmısın zaten ben de böyle gözlerimi bozan bi psikopatlık var maalesef:(
yazarın diğer bahsettiğin kitabınıda okuycam mutlaka!
elif şafak her zaman gitmiyor ama aşk güzeldi!
orhan pamuk u ben de okuyamıyorum enteresan gitmyior bende kursağımda kalıyo!
ama olsılıksızın yazarının empati adlı kitabını okumuştum 3 günde ki çok kalın ve karmaşık bi kitaptı ama nefisdi doyamadım!
nermin bezmen in tüm kitaplarını bi solukta okursun sanırım okumadıysan lütfen dene
sevgiler

zeynep dedi ki...

seda; bende şaırıyorum kitap okumayanlara.ve ben kitap okumaktan kitap sohbetlerinden çok hoşlanırım.hep çevremde okuduklarımızdan bahsedeileceğimiz insanlar ararım ama çok az bulurum..
çok büyük bi eksiklik kitap okumamak.
bu arada ayşe kulinin kitabı harikaydı canım..sayfamda da bahsetmiştim:)

defne dedi ki...

'Türkan' bitti bitiyor benim, çok sürükleyici.
olasılıksız demişsin ya, ben onu azcık azınlık raporuna benzetmiştim, boşver okuma, insana bişey katmıyor :)
orhan pamuk'u hakkaten ben de okuyamıyorum, fakat 1 tane Elif Şafak okudum, o da sürükleyiciydi valla ;)

sedaca dedi ki...

Yıldızcım, Aşk hala elimde, hatta dedim ya kitap tavsiyesine çok güvenirim Lale'nin, o verdi şahane, oku dedi, ııh gitmiyo okuyamadım,
kılıfım çok güzel sorma :))

sedaca dedi ki...

Meltemcim inanırım, ben de buket uzuner'in "uzun beyaz bulut, gelibolu" kitabını öyle okudum. yatarken sayfalarını karıştırmıştım saat 22:00 falandı bi başladım, saat 03:00'te bitti kitap ben de uyudum, gerçi inceydi ama sürüklemişti, hadi biter şimdi diye bırakmamıştım :)
empatiyi deneyeyim o zaman, bi de nermin bezmen'in bütün kitaplarını okudum :) beğendim de..
bi ara maeve binchy kitaplarına takmıştım, italyanca aşk başkadır ile başlayıp tüm kitaplarını okumuştum, sonra yalnız kadınlar sokağı, aşk mutfakta pişer, sonra eski kitaplarındaki tüm karakterleri bi şekilde buluşturup harmanladığı bir kitabı vardı bayılmıştım, ama sonra o gülle gibi kitaplardan yılda 3 tane çıkarmaya başlayınca bünyeme fazla geldi sanırım, yemeyip içmeyip kitap mı yazıyo yahu oldum küstük birbirimize :)

sedaca dedi ki...

Zeynepcim okudum o yazını hatta dedim ya orada da ekledim listeme diye :)
kitap sohbeti konusunda aynı fikirdeyim, bunu nadir kişilerle yaşayabiliyoruz maalesef, mesela ben Selma teyzemle saatlerce konuşabilirim, annemin ablası ama bu konuda hiç benzemiyorlar anneme zorla okuturum, teyzemle ben bu muhabbete başladık mı etraftakiler sıkılır, başka şey konuşalım diye baskı yaparlar, düşünsene sen okurken orada tasvir edilenleri hayalinde canlandırıyorsun, başka birisi bambaşka canlandırıyor ya da farklı yorumluyor bir hareketi, bayılıyorum bunları konuşmaya :) yok yok kitap denince çenem düşüyor benim, yoruma bak bir yazı kadar oldu :)

sedaca dedi ki...

Defnecim güldüm çok yorumuna, tamam okumam :) ama yol Elif Şafak'la mücadele edemicem daha fazla, ama Türkan ilk okuyacaklarımdan, şimdi Riyad'ın Kızları'na başladım...

Tibet'in annesi dedi ki...

Benim Tibet'ten sonra okuduğum kitap sayısı çoookkk sınırlı Sedacım. Yolda da okuyamayanlardanım, gözlerim mahfoluyor... çok özledim kitap okumayı :(

sedaca dedi ki...

Sibel'cim deidm ya zaten yazıda çocuğu olanları ayırıyorum diye :)) evet Pınar dergi bile karıştıramaz mesela yolculuk ederken, midesi bulanır hemen, bana hiç etki etmiyo valla ters yöne otursam bile geri geri giderken okuyabilirim :)

PINAR dedi ki...

forza Duygu Asena('y dı bir vakit)

sedaca dedi ki...

deli ederin beni zaten sadece onun kitaplarını okuyarak, bi de ipek ongun..
bak geçenlerde nerede okudum hatırlamıyorum, ayşe arman'da olabilir bir okuyucusu yazmıştı galiba, Serra karakterinin bizim yaş grubumuzdaki kadınların gelişiminde negatif etkisi vardır, iyi aile kızı, gezmez, tozmaz, şımarmaz, yaramazlık yapmaz diye, okuduk aynı baskıyı kendi kendimize uyguladık bilinç altında demişti...
kesinlikle katılıyorum :)

fotograf penceresinden dedi ki...

bende bu haftasonu aldım bu kitabı
daha yeni başladım bakalım nasıl sürükleyecek beni :)

LinkWithin

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...